Timurtaş Uçar Hocaefendinin Hayatı

Hayatı

Timurtaş Uçar, 1944’te Elazığ’ın Sivrice ilçesi Uslu Köyü’nde doğdu. imam Hatip Lisesi’ni Elazığ’da bitirdikten sonra İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne girdi. Ögrenciliği esnasında başladığı vaazlar dikkat çekti. Malatya vaizliği, Muş müftü vekilliği yaptı.

Süleyman Ateş’in Diyanet İşleri Başkanı olmasından sonra 1976’da istanbul Müftü Başmuavini oldu. Şehzadebaşı ve Eminönü Yeni Camii’ndeki vaazları büyük ilgi gördü. 1979’a kadar her vaazında camiler doldu taştı. 1980 ihtilalinden sonra vaizlikten alınıp Beykoz Çavuşbaşı Köyü’ne imam hatip olarak tayin edildi. 1990’da Ümraniye İmes Camii’ne tayin edildi. 1999 başında 32 yıl emek verdigi Diyanet isleri’nden emekli oldu. Ancak köşesine çekilmedi.

Çocuklarının eğitimine önem veren Uçar, 4 evladını okuttu. Özel Fatih Koleji’nden mezun olan oğullarından Yusuf, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni, Bekir Yunus İÜ İletisim Fakültesi’ni bitirdi. Kızı Fatih Üniversitesi’nde, küçük oğlu Enes Emre (13) Ankara’da geçirdiği trafik kazasında,yengesi ile birlikte hayatını kaybetmiştir.Kozlu Mezarlığı’nda babasının yanına defnedildi.

Timurtaş Hoca’ya akıl almaz işkenceler yapılmış

Vefatına kadar 55 ayrı davadan yargılanan ve hepsinden beraat eden Timurtaş Uçar, 12 Eylül darbesini yapanların da hedefindeydi. Eşi, o dönem yaşadığı zor günleri en ince ayrıntısına kadar anlattı…

Kapıyı kırarak evimize girdiler

O günleri anlatırken göz yaşlarına hakim olamayan Mevlüde Uçar, zil çalındıktan sonra kapıyı açmaya fırsat vermeden kapılarının kırıldığını kaydetti. Evde bulunan yüzlerce kitabın delil sayılarak çuvallara konulduğunu aktaran Uçar, sedirlerin, kanepelerin bile kırıldığını ifade etti. Polislerin eşini Gayrettepe’de bulunan Emniyet Müdürlüğü’ne götürdüklerini söylediğini ancak kendisinden aylarca haber alamadıklarını anlatan Mevlüde Uçar, “O günden sonra kapımızın önünde sivil polisler beklediği için kimse evimize gelemedi. Çocuklarıma aylarca çorba ve çaydan başka bir şey yediremedim” dedi.

Gömlek baba kokuyor

Eşinin Selimiye Kışlası’nda tutulduğunu duyduktan sonra buraya gittiğini anlatan Mevlüde Uçar, “Uzun süre uğraştıktan sonra eşimin burada olduğunu öğrendim. Eşimi göremedim ama bana gömleğini gönderdi. Eve döndükten sonra gömleği incelediğimde tüm düğmelerinin koptuğunu, sırt kısmında yırtıkların olduğunu gördüm. Evde babalarını soran çocuklarıma gömleği verdim. Çocuklarım kokladılar öptüler. ‘Gömlek babam kokuyor’ diyerek gece ona sarılarak yatmalarını unutamıyorum” diye konuştu.

Döndüğünde çocukları tanıyamadı

Neyle suçlandığını tam olarak bilmeden aylarca işkence gören Timurtaş Uçar, bir gece yarısı evinin kapısının önüne bırakılmış. Mevlüde Hanım, aylar sonra eşini gördüğü günü anlatırken gözyaşlarını tutamıyor: “Hoca 86 kilo ile gitti 63 kilo ile geldi. Seslenmese tanımayacaktım. Çocuklar zaten tanımadı. ‘Bu amca kim’ dediler. Daha önce onu hiç görmediğimiz gibi gördük; sakalsız, bıyıksız… ‘Hadi Allah’ın, cemaatin, etrafında dönen gençler gelsin de seni kurtarsın’ diyerek sakallarını tek tek yolmuşlar.”

Solcular, abdest suyu hazırlamış

Timurtaş Hoca’nın serbest kaldıktan sonra yaşadıklarını anlattığını belirten Mevlüde Uçar, eşinin solcular ile aynı koğuşa konduğunu söyledi. Mevlüde Uçar, “Eşim 38 solcunun yanına konulmuş. İlk iki gün solcular eşime takılmışlar. ‘Senin ne işin var burada hoca’ demişler. Cezaevinde plastik kapların içinde yoğurt ve ekmek veriyorlarmış. Su ise günde iki kere veriliyormuş. Eşim bir gün solcuların bu yoğurt kaplarını yıkayarak içine su doldurduklarını görmüş. Sular ile ne yapacaklarını sorduğunda ise, ‘Bu sana lazım. Abdest alman için’ demişler” diye konuştu.

Bu günleri görmesini çok isterdim

Selimiye Kışlası’nda gördüğü işkence sırasında vücuduna elektrik verilen Timurtaş Uçar, bu nedenle sağ elinin iki, sol elinin iki ve ayaklarının birer parmağını kalan hayatında kullanamamış. Mevlüde Uçar, eşinin bu durumu uzun süre çocuklarından sakladığını anlattı. Timurtaş Uçar Hocaefendi’nin Başbakan Erdoğan’a belediye başkanı olmadan önce ve olduktan sonra “Şehri Tayyibenin Tayyib’ine” şeklinde başlayan dualar ettiğini söyleyen Mevlüde Hanım, “Hayatı boyunca Asım’ın nesline benzer neslin geleceğini söyledi. Bu neslin yetiştirilmesi için uğraştı. Türkiye’nin Müslümanlara liderlik edeceğini söyledi durdu. Türkiye’nin geldiği bu günleri görmesini çok isterdim. Ömrünün bu günleri görmesini çok isterdim” dedi.

Timurtaş Hocaefendinin Sohbetleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir